Kitapyurdu

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

5 Ekim 2013 Cumartesi

Emzirmenin Önemi

05.10.2013 Cumartesi

37+5.gündeyiz. Kızıma kavuşmama sadece 4 gün kaldı. Çok heyecanlıyım. Geceleri 3,4 saat uyuyup uyanıyorum. Sürekli bebek bakım kitapları okuyorum. İnternette gezerken gördüğüm bir site sayesinde emzirmenin ne kadar önemli olduğunu biraz daha anlamış oldum. www.bebekyapimbakimonarim.blogspot.com yazarı Dr. Tomris Hanım. Kendi tecrübelerinden yola çıkarak bu konuda çok güzel tavsiyelerde bulunuyor. Hamile arkadaşlar vakit kaybetmeden yazılarını okumanızı tavsiye ederim. Kitap tavsiyeleri de var. Emzirme Sanatı (orjinal adı La Leche League) adlı kitabı inceledim ve hemen satın aldım. Ne olursa olsun Allah'ın izniyle kızımı uzun süreler emzirmek istiyorum. Kendim sadece 20 gün emmişim ve alerjilerde dahil bir sürü hastalık sahibiyim. Bağışıklık sistemim çok düşük, en ufak bir hava değişikliğinde bile uzun süreli grip oluyorum. Ben bunların sebebini anne sütü almamama bağlıyorum. Bu yüzden kızımı bir mani olmazsa bir, iki yaşına kadar emzirmek istiyorum.
Bahsettiğim sitenin yazarı Tomris Hanım ikizlerini tam 27 ay emzirmiş bir anne. Eğer ağır dehidratasyon-su ve kilo kaybı-durumu sözkonusu değilse asla mamaya alıştırmamamız gerektiğini vurguluyor. Biberon ve mamaya alışan bebeğin emme yetisini kaybettiğinden bahsediyor. Bence çok da haklı. Bebek mamaya alışınca daha az emiyor, az emince memelerdeki süt üretimi azalıyor ve bu durumda anneler de sütüm kesildi diye düşünüyor. Ne olursa olsun mücadele edip bebeklerimizi emzirmeliyiz. Zaten havanın, suyun ve yediklerimizin bozulduğu bir dönemde Allah'ın bize bahşettiği bu beslenmeden bebeklerimizi mahrum bırakmamalıyız diye düşünüyorum. Her zaman katkısız ve doğal olan makuldur unutmalıyım. Kaliteli anne sütü için annenin iyi beslenmesi de çok önemli. Bol sıvı alımı günde 3 lt gibi, protein ağırlıklı beslenme günde en az bir kere yumurta ve etli yemek, yoğurt ve süt ürünleri tüketmek oldukça önemli.
İnşallah uzun süre emzirmek için mücadele edecek gücü ve sabrı kendimde bulurum. 4 aydan sonra da uyku düzeni için uğraşmayı düşünüyorum. Meme ve uyku düzeni bir bebeğin gelişimi için bence çok önemli. Bu konuda da internetten birşeyler okumaya çalışıyorum. Kızımda doğduktan sonra izin verirse okumaya devam.

3 Ekim 2013 Perşembe

Kızıma yaptığımız aktivite kitabı açıklamaları

03.10.2013 Perşembe bugün 37+2. Gündeyiz

Haftaya bugün Allah'ın izniyle kızımızı kucağımıza almış olacağız.

Gelelim kitabımıza kitabı annemle birlikte evdeki kalıntı kumaşlardan diktik. Üzerini de keçeden yaptığımız figürlerle süsledik.

 1. sayfada saatimiz var, hareket ediyor saati öğretmek için iyi olacağını düşünüyorum.

 2.sayfada rakamlarımız var. Keçeden yaptığımız kovaların içinde çıkabilen ufak keçeler var, üzerlerine kovanın üstündeki rakam kaçsa o kadar düğme diktik. Saymayı öğrendiğinde bu ufak keçeleri çıkarıp eline vereceğim, kızım üzerindeki düğmeleri sayarak ait olduğu kovanın içine koyacak.

3.sayfada rakamların devamı var.

4.sayfada trafik lambalarımız var. Lambalar kumaşa çıtçıtla bağlı. Çıkarıp yeniden takabilecek. Ayakkabımız var. Üzerinde bağcığı var, bağcık bağlamayı ve sökmeyi gerçek ayakkabıdan önce buradan öğrenebilir. Bir de elimiz var, yüzük parmağına yüzük diktik o parmağını kullanarak yüzüğe parmağını takıp çıkarabilir. Bunların hepsi ince motor hareketlerinin gelişmesinde rol oynar.

5.ve 6. sayfada 29 harfimiz var. Harfler kumaşa cırtla bağlı takıp çıkabiliyor.

7. sayfada abaküsümüz var sayı saymayı öğrenmesi için yaptık.

8.sayfada evimiz var kapı yerine fermuar diktik. Fermuar açıp kapayı öğrenmesi için yaptık. İçine de eşimle benim fotoğrafımızı koymayı düşünüyorum.

9. sayfada elma ağacımız var. Elmalar ağaca çıtçıtla bağlı, toplayıp yandaki sepete koyabilecek.

10. ve 11.sayfada hayvanlarımız var. Hayvanlar iki katlı, birbirine cırtla bağlı. Üzerindeki birer kat çıkarılıp karışık olarak eline verilebilir ve kendisinin doğru hayvanla eşleştirme yapması sağlanabilir.

12. sayfada mevsimleri öğrenmesi için figürler var.

13. sayfada yine iki katlı meyvelerimiz var. Birbirlerine cırtla bağlı. İlk kat çıkarılıp eşleştirmeyi kendisinin yapması sağlanabilir.

14. sayfada yumurtadan çıkan civcivimiz var. Yumurtanın üst kısmı açılıp kapanıyor ve içinden civciv çıkıyor.

Bunların hepsinin fikirlerini internette araştırarak Türk ve yabancı sitelerde gördüğüm örneklerinden bakarak kendimize göre uyarlayarak yaptık. Yabancılar bu tür aktivite kitaplarına çok önem veriyorlar. İngilizce sitelerde Quite Book olarak geçiyor. Google' da bu şekilde aratıp değişik örnekler bulunabilir. Bu kitaplarda ki aktivitelerle bebeğin ve küçük çocukların ince motor hareketlerinin gelişmesine katkıda bulunulabilir. Aynı zamanda hayal gücü ve beyin gelişimi de desteklenir diye düşünüyorum.

22 Eylül 2013 Pazar

Son amigurumilerimiz






35+5.gündeyiz

22.09.2013 Pazar

36. Haftayı bitirmeye iki günümüz kaldı. Artık heyecan dorukta. Gece uykum sadece üç dört saat. Gecenin bir yarısı tuvalet için kalkıyorum bir daha saat sabah altı yediye kadar uyku yok. Sekizde mecbur kalıkıyorum insülin saati ve kahvaltı zamanı. Sanırım kızım beni uykusuz gecelere alıştırıyor.  
Gece 24' den sonra bir coşuyorki kızım tekmeler, dönmeler sanki benimle oyun oynuyor. Zaten artık her elimi karnıma koyduğumda tepki veriyor maşallah subhanallah. Doğuma 17 günümüz kaldı hayırlısıyla. 10 Ekime Doğan Hastanesi'nde odamız ayarlandı. Hastane çantamızda artık tamamen hazır. Çantamıza neler koyduk kısaca bahsedeyim.
Ben kendim için bir orta boy bavul hazırladım:
- 2 adet gecelik
- 1adet sabahlık
- 1 adet pijama takımı
- 1 adet terlik
- 1 paket göğüs pedi
- 1 paket hasta bezi
- 1 paket gece pedi
- 1 paket tek kullanımlık lohusa külodu (3 adet var içinde)
- 2 adet pamuklu külot
- 2 adet emzirme sütyeni
- 1 adet emzirme atleti 1 adet normal atlet
- 1 adet göğüs kalkanı
- 1 adet Lansinoh göğüs kremi
- 1 adet manuel göğüs pompası
- 2 adet yün çorap
- hastaneden çıkarken giymek için kıyafet

Kızım için Kraft marka büyük bir bebek çantası almıştım onun içine de onunkileri doldurdum.
- 1 adet 10'lu hastane çıkışı
- 1 adet 5'li hastane çıkışı
- 2 adet pijama takımı
- 3 adet uzun kollu body
- 3 adet patikli alt
- 1 paket Prima Pampers yenidoğan bebek bezi
- 6 adet mermerşahin mendil
- 3 adet çorap
- 2 adet battaniye
- 1 adet çarşaf
- 1 adet Avent biberon


6 Eylül 2013 Cuma

Mevlüt kıyafetimiz de bitti.


Mevlüt kıyafetimiz ve battaniyesi yine anneannemiz tarafından yapıldı. Allah 
giymesini nasip eder inşallah.



33+3. Gündeyiz

06.09.2013 Cuma

Kızımla bugüne kadar geldik Allahıma çok şükür. Artık her Salı günü doktorumuzdayız. NST ye giriyoruz iki haftadır. 4 Eylül günü diyetisyenle ikinci görüşmemiz vardı. Geçen hafta Çarşamba günü Şekerime bakan doktorum göndermişti zaten ikisi de aynı muaynanedeler. Diyetisyen geçen hafta sıkı bir rejim vermişti. Şekerim epey düştü. Bu hafta biraz arttırdı yiyeceklerimi. Salı günü itibariyle kızım 2.400 kg , bense 71,30 kg'mım. Diyetisyenden beş yıldız aldım diyetime çok iyi uydum diye. İnşallah hep böyle devam edebilirim. Zaten epi topu 33 gün kaldı doğuma. 10 Ekim'e dayanabilirse kızım harika olacak. 36.haftayı atlattıktan sonra çoğu doğum riskinin kalmayacağını söyledi doktorum. Kilosu daha da artmış olacak, akciğerleri gelişmiş olacak. Hayırlısıyla kucağımıza almak nasip olur inşallah.

Bu arada odasını da düzenlemeye başladık. Çamaşırlarını yıkayıp ütüleyip gardrobuna ve şifonyerine yerleştiriyoruz. Yıkama için Roxy sabun rendesi kullandık. Bakalım alerji yapacak mı? Normal deterjan kullanmayı hiç düşünmüyorum. Artık çok az eksiğimiz kaldı. Hastane çantamız da hazırdı ama bir kaç ekleme daha yapacağım yarın. Yedek bebek giysisi, alt değiştirme örtüsü v.b şeyler ekleyeceğim.

Çok heyecanlı günler bunlar. Her gece rüya görmeye başladım. Hayır olsun inşallah. Bir an önce kavuşmak istiyorum kızıma. Bu arada amigurumi örmeye de devam ediyorum. Yeni bir bebek ördüm yarın saçlarını takacağım. Bir de uyku arkadaşı köpecik örüyorum. Bitince yayınlayacağım ikisini de.

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Bu da amigurumi kaplumbağımız




http://amigurumiaskina.blogspot.com/search/label/Amigurumi%20Tarifler-
Free%20Patterns bu da yapılışının verildiği sitenin adresi.
Ördüğüm ip Kartopu Flora. Biraz ince bir ip ama 3 numara tığla örülüyor. 
Bir karış büyüklüğünde oldu. İsteyen daha kalın iple daha büyük de örebilir.

Teşekkür ederim sitenin sahibine bizlerle yapılışlarını paylaştığı için.

30.haftamız bitti

13.08.2013 Salı

Bugün yine heyecanla doktorumuza koştuk. Bu sefer eşim gelemedi, annem ve babamla birlikte gittik. Kızım 1.408 gram ağırlığında ve 37 cm boyunda olmuş. Bu sefer kızım yüzünü göstermedi çok fazla. hep elleri yüzündeydi. doktor uğraştı epey sadece bir kare yakalayabildi yüzü açık. Doktorum sağlığının gayet iyi olduğunu, şekerden etkilenmediğini söyledi. Annem diyetime çok güzel uyduğumu söyleyince doktorum belli zaten çok disiplinli birine benziyor kızınız dedi. Torunda çok disiplinli yetişeceğe benziyor dedi ve öğretmenmisin yoksa dedi bana. Epey güldük. Dedim muhasebeciyim. Aman Allah'tan öğretmen değilsin yanmıştı o çocuklar dedi. Bir daha güldük hepberaber. Böyle devam etmemi söyledi. Yazlığa dönmek için sadece 2 hafta izin verdi. 26.08.2013 te tekrar İstanbul'a bu defa temelli olarak dönüyoruz. 27 Ağustos'ta kontrolümüz var. Ondan sonra her hafta NST ye gireceğiz kızımla. 

Doğumun nasıl olacağını da konuştuk. Sezeryenden başka şansım yokmuş maalesef. Hem daha önce myom ameliyatı olduğum için hem de şekerden dolayı 38. Haftada bebeğin alınması gerekiyormuş. Ne yapalım sağlıkla dünyaya gelsin kızımız da başka bir şey düşünmüyorum. 10.10.2013 tarihini doğum için belirledik, bakalım hayırlısı Allah'tan.

Evde de yapılacak işlerimiz var. Ev temizlettirilecek malum eşim üç aydır yalnız yaşıyor, ev felaket durumda. Sonra kızımın mobilyaları geldi onlar temizlenecek, giysileri yıkanıp yerleşecek. Hastane çıkış çantamız için son eksiklerimiz gözden gezdirilecek. Bebeğimiz için alınacak eksik birşeyler varmı kontrol edilecek. 

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Bebişime ördüğüm ilk amigurumi oyuncaklar

10.08.2013 Cumartesi. Bugün 29+3. Gündeyiz.


İki gün internet üzerinden amigurumi örme tekniklerine çalıştıktan sonra http://amigurumiaskina.blogspot.com sitesinde verilen
ayrıntılı tarifle bu bebeği ördüm. Kendisine buradan ayrıca çok teşekkür ederim. 
Yeni bir ufuk açıldı önümde sayesinde. O kadar zevkli bir uğraşki anlatamam.
İnşallah çok daha fazlasını örmek istiyorum kızıma. Yanındaki ilk ördüğüm
Hello Kity kediciği. Evdeki kalma ipliklerle yaptığım ve amigurumiyi çözmeye
çalıştığım ilk oyuncak. Bu kediciği herkes beğenince Gelibolu' dan ip ısmarladım
Ve başladım örmeye. Tabi iplerde acemilik oldu. Aslında Nakonun Bonbon 
serisi ve Amigurumi için çıkardığı özel ipleri var Nako sitesinden bakılabilir
bu iplerle örenlere rastladım internette. Ama Nako Gelibolu'ya iplerini 
göndermediği için -nedenini öğrenemedik- Kartopu'nun Zambak modeli ipleri ve 
5 numara tığ ile bebeği örebildim. Boyu yaklaşık 50 cm kadar oldu. Aslında
amigurumi oyuncaklar için özel gözler ve kollarını, bacaklarını
oynatabilmesi için aparatları var. Burada aramadım ama sanırım yoktur 
İstanbul'a dönünce Eminönü'nden almayı düşünüyorum. Bu yüzden gözleri de
örüp üzerine diktim.

23 Temmuz 2013 Salı

27. Haftamız bitti

23.07.2013 Salı

Bugün 27. Haftayı bitirdik çok şükür ki. Her gün şeker ölçümüne devam ediyorum ve endokrinoloji profesörü olan doktorumuzu arıyorum. Değerlere bakıyor o gün kaç kez ölçmem gerektiğini söylüyor. Geçen Perşembe insülinleri başladık. Başlangıçta 4 doz sabah aç karnına başlamışken şimdi günde 3 kez sabah aç karnına 6 doz, öğlen ve akşam aç karnına 4 doz yapıyoruz. Halende sadece sabah tokluğunu 140-156 arasına düşürdük. Zaten sabah tokluğu yüksek çıkıyor nedense. Doktorun verdiği diyete harfiyen uyuyorum, günde 6 kez yemek yiyorum. Şimdiden 3 kilo verdim. Hamileliğin başından beri 5 kilo 700 gram almış oldum. Her aya bir kilo bile düşmüyor artık.

Eşimle Cumartesi Saros'a döndük görümcem ve iki oğlu da orada olduğu için kayınvalideme gittik. Pazar günü hava çok güzeldi hepbirlikte denize gittik. Deniz'de müthiş sıcaktı. İki kez girdik. Ancak eve geldik duştan bir çıktım ki sesim çıkmıyor. Sonra az birşey ses gelmeye başladı. Ama ben o akşamdan itibaren çok şiddetli bir gribe yakalandım. Evde de babam gripti ondan mı geçti ben mi üşüttüm anlamış değilim hala. On gün oldu hala atlatamadım. Doktorumu aradım antibiyotik verdi. Boğaz fısfısı ve minoset verdi. Kullandım ama hala öksürük ve burun tıkanıklığı devam ediyor. Gripte şekeri çıkarıyormuş, belki de o yüzden hala düzenli bir dozaj tutturamadık.

İki gündür de sağ arka kaburgamda bir ağrı var. Sağ tarafına yatamıyorum, çok hareket edince de batma oluyor. Önce böbrek sandım ama böbreğimde bir sancı yok. Sadece boşluk ve kaburgam arasında sanki birşey var o batıyor. Henüz doktoruma da sormadım. İnternette araştırdığım kadarıyla bebeğim kafasını ya da başka bir organını oraya yaslamış olabilirmiş.

Sonuçta anne olmak böyle zor birşey olsa gerek. Günde 3 kez insülin iğnesi ve bir kez de kan sulandırıcı iğne oluyorum heryerim delik deşik. Yine de halime hamd olsun. Kızımızı sağlıklı bir şekilde kucağımıza alalım da inşallah gerisi önemli değil.

Bu arada annemle kızımın bebek şekerlerini, kapı süsünü, şerbet tepsisini, anı defteri ve kalemini, şerbet bardak süsünü hazırladık. Bizce çok tatlı oldular. Bir ara fotoğraflayıp yayınlayacağım.

İnsüline başladık.

13.07.2013 Cumartesi
25+4. Gündeyiz

İstanbul'dan ayın 5'inde döndük. Geldiğimizden beri her sabah açlık ve tokluk şekeri ölçüyorum. 235' i bile gördüm. Ayın 10' unda doktorum şekerimin yüksek olduğunu bir endokrinoloji uzmanına görünmem gerektiğini söyledi ve bir profesörün numarasını verdi. Hemen aradım oda değerlerin yüksek olduğunu hemen İstanbul'a gitmem gerektiğini söyledi. Epey moralim bozuldu, ağladım. Eşimi aradım bu aralar çalışmadığı bir kaç yerden haber beklediği için beni gelip almasını istedim. O gece sabaha karşı geldi saat 11:00 de İstanbul' a doğru yola çıktık. Doktordan da saat 15:30-16:00 arası randevu almıştım. Saat 14:30 da evdeydik. Üstümüzü değiştirip hemen doktora koştuk. Epey bir muayeneden sonra doktor bir diyet listesi yazdı ve 2 çeşit insülin reçete etti. Benim şeker ölçme aletimin çubuklarının tarihi geçmiş olduğu için başka bir ölçüm cihazı verdi. Bir kan testi yaptı üç aylık şeker ölçümü ortalaması bulunuyormuş. bebeğe şekerin zarar verip vermediğini anlayalım dedi. Ertesi gün gelin hem insülinleri alın hem de nasıl yapılacağını göstereyim dedi.

Ertesi gün tekrar gittik. Çok şükür ki 0-6 arası olması gereken değer aralığıymış benim ki 5 çıktı. İnsülinleri de aldık ve nasıl yapılacağını öğrendik. Oradan kendi doktorumuza gittik ve ultrasonla bebeğimizin son durumuna baktık. İçim çok rahatlamış olarak 13 Temmuz cumartesi akşamı tekrar Saros' daydık.


Eminönü Havuzluhan Alışverişimiz

03.07.2013 Çarşamba

Bu sabah erkenden kalkıp saat10 gibi Eminönü yollarına düştük. Annem, babam, eşim ve ben. İlk önce bebek şekeri malzemesi almak için Kuru Kahveci Mehmet Efendi'nin sokağına girdik. Epey bir dükkan gezdik. Yazlık komşumuz Arzu bize bebek bibloları dahil bir çok malzeme vermişti. Bu yüzden şekerler için tül, sepet süslemek için zaten kumaş, bir kaç süs, pembe tüy, lohusa şerbeti ikram etmek için mika kadehler v.b gibi ufak tefek şeyler satın aldık.

Oradan Havuzluhan'a geçtik. Giriş katında karşıdaki ilk dükkana hastane çıkışı almak için girdik. Oradaki tezgahtar bayan çok yardımcı oldu. Görümcem 10'lu hastane çıkışı almıştı o yüzden 5'li set almanın daha uygun olacağını söyledi. Yan dükkanda onlarınmış. Bakmaya diye gittik liste yaptığım bütün malzemeleri oradan alıp çıktık. Neler mi aldık?

1) 5'li hastane çıkışı (20 TL)
2) bebek telsizi(weewell marka) fiyatı 120 TL
3) göğüs kalkanı (35 TL)
4) göğüs merhemi lansinoh (29,50 TL)
5) yan yatma yastığı (15 TL)
6) bel koruma
7) nem ölçer cihazı (35 TL) ( weewell marka)
8) gecelik sabahlık takım (80 TL)
9) tek gecelik (40 TL)
10) küvet, maşrapa ve kova hatırladığım kadarıyla (45-50 TL)
11) 4 adet iç zıbın (15 TL)
12) küvet filesi boncuk elyaflı (20 TL)
13) ateş ölçer ( breemed marka) (85 TL)

Şimdilik hatırladıklarım bunlar. Toplamda 570 TL tuttu aldıklarımız. Aslında fiyatların Eminönü dışındaki mağazalarla pek farkı yok. Sadece nakit alırsanız toptan fiyattan veriyorlar. Benim de yukarıda yazdığım fiyatlar nakite yapılmış indirimli toptan fiyatlardır. Benim tavsiyem Eminönü'nden alacaksanız nakit almanız. Bir avantajı da neredeyse tüm eksiklerinizi tek mağazadan tamamlayabiliyorsunuz. Sizi çok gezmekten kurtarıyor. Ürünlerde kaliteli, pek kalitesiz mal görmedim. Bebek için pusetler, araba koltukları, park yataklar, şampuan gibi kozmetikler v.b de var.

4 Temmuz 2013 Perşembe

24.hafta bitti

02.07.2013

Bugün doktorumuza gidip kızımızla buluştuk. Yine bizi şaşırttı o kadar büyümüş ki. Boyu 31 cm olmuş. Kilosunu sormayı unuttuk hepimiz heyecandan. Kuzenimin eşi de kontrole gelmişti, onunla da    muhabbet ederken de karambole geldi. Olsun ne yapalım sağlıklı olduğunu öğrendik ya.

Sadece benim açlık şekerim 102, tokluk şekerim 146 çıktı. Doktorum sınırın 140 olduğunu söyledi ve diyet verdi maalesef . İnşallah uyabilirim, uymamda lazım doktorum erken doğum sebebi olabilir dedi. Yazlıkta yemek yemeyi abartmıştım son günlerde. Sağolsun annem, kayınvalidem ve komşular sürekli bir şeyler getirip duruyorlar. Hamurişi ve tatlı ve de meyveyi özellikle abartmıştım. Artık doktorun verdiği listeye göre meyveyi de adetle yiyeceğim. Yeterki kızım sağlıklı büyüsün.

Kilomda 73 olmuş baştan beri 8 kilo almışım.

Doktor dönüşü Yenibosna da bir spotçular çarşısı varmış. Bir bakalım bebek mobilyası var mı dedik. Daha arabadan inerken Belis Mobilya tabelası gözüme ilişti. Hemen oraya girdik. Daha önce internetten de bakıyordum Belis'e. Çok sade beyaz bir takım beğendik, internette de onu beğenmiştim. Üç kapılı gardrop, büyüyen beşik, bir de 4 çekmeceli şifonyeri var.http://www.belis.com.tr/urun/doga bu linkten bakabilirsiniz. Takımın adı Doğa. 
Tüm mobilyaları Mdf den yapılmış ve boyaları kansorejen madde içermiyor, TSE ve 
İSO belgesi de var. Normalde fiyatı 2.500 TL ancak biz spotçular çarşısından 1.750 TL 
ye aldık. Kuzenimde Belis ten almıştı 8 aydır kullanıyorlar ve çok memnunlar inşallah 
bizde memnun kalırız. Bu arada yatağını da hediye verdiler. Herkese veriyorlarmış. 

24 Haziran 2013 Pazartesi

23.hafta

24.06.2013 bugün 22+6. Gündeyiz.
Epeydir yazamadım. Yazlıkta zaman çok çabuk geçiyor. Sabah 7 ile 8 arası kalkıyoruz akşam 11 gibi yatıyoruz. Yine de zaman hızlı geçiyor. Kızım da gün geçtikçe karnımda büyüyor. Hareketleri epey hızlandı. O kadar güzel ve değişik bir duygu ki bu Allah tüm kadınlara yaşatsın inşallah.

Sabah 4 - 5 arası tekmeleri başlıyor bir iki saat sürüyor. Öğleden sonra tekrar hareketleniyor kızım. Haziran başından beri üç kez denize gittik. Sanıyorum denizi sevecek kızım denizden çıkınca bir kaç kez tekme geliyor. Denizden eve gelince yorulmuş oluyoruz ikimizde hemen uzanıyoruz. İki üç saat sonra kızım yeniden tekmeliyor. Hep bekler oluyor insan ne zaman tekmeleyecek diye.

Annem bir sürü örgü hırka, yelek ördük. Annem bir battaniye ördü, şimdi ikimizde birer elbise örüyoruz. Hepsini bir fırsat bulunca fotoğraflayıp yayınlayacağım.

Haftaya Salı günü doktor randevumuz var. Yaklaştıkça heyecanlanıyorum, acaba nasıl göreceğiz diye. Bu sefer şeker yükleme testi yapılacak. İnşallah bir problem çıkmaz ve kızım sağlıklı bir şekilde büyüyordur.

5 Haziran 2013 Çarşamba

Annemin bebişime yaptıkları (6)

Lohusa şerbetliği

Bebeğimin abajuru

Annemin bebişime yaptıkları (5)














Bebeğimin yatak korumaları.


Bebeğimin fon perdesi.




20.hafta

04.06.2013 Salı. Bugün doktor kontrolümüz vardı. Yazlıktan annem ve babamla birlikte Cumartesi günü İstanbul'a gelmiştik. Heyecanla beklediğim gün gelmişti kızımızı görecektik.

Doktorun muayehanesi epey kalabalıktı bir saate yakın bekledikten sonra sıramız geldi. Epey detaylı bir muayene yaptı doktorumuz. Kemiklerini, ayaklarını, kalbini, midesini, gözlerini, kafa yapısını hepsini tek tek inceledi ve gösterdi. Bu hafta boyu 22,50 cm, kilosu 321 gram olmuştu. Doktorum boyutlarının normal olduğunu, herşeyin yolunda olduğunu söyledi. 4 hafta sonra tekrar görüşeceğiz kısmetse. Bu sefer kızım yüzünü de gösterdi bize. Çok şaşkınlık verici bir durum. Küçücük bir şey ama tüm uzuvları oluşmuş. İnsanın tüyleri diken diken oluyor. Bugünden sonra ona biraz daha bağlandım. Allahım sen hayırlısıyla kucağıma almayı, iyi yetiştirmeyi nasip et, uzun ömürler ver ona.

Doktordan dönünce Sağlık Ocağı'na gidip ilaçlarımı yazdırdık ve saat 16:30 gibi yazlığa doğru yola çıktık. Akşam 20:30 da evdeydik.

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Annemin bebişime yaptıkları (4)

 














Bebeğimin takıyastığı.














Bebeğimin battaniyesi.

17.hafta

14.05.2013 Bu sabah kalktım herşey iyiydi. Annemler işleri olduğu için dışarı çıkacaklardı bende beni eve bırakmalarını istedim, hem eşimi görürüm hem de adıma bir posta gelmiş evde bulamayınca yarın tekrar geleceğiz diye not bırakmışlar onu alırım dedim.

Eve gittim eşim uyuyordu, yanına uzandım. Evden epeydir uzaktayım annemlerde kaldığım için hem evimi hem eşimi çok özlüyorum. Bazı akşamlar eşim annemlere geliyor yemek yiyip oturuyoruz. O yüzden yatağıma yatınca burnumun direğinin sızladığını hissettim. Sonra birlikte kalktık, eşim güzel bir kahvaltı hazırladı. Biraz Televizyon seyrettik. Bir tuvalete gideyim dedim ki yine bir kanama geçiriyorum. Şoklardayım. Hemen doktorumu aradım, sakin olmamı kanamanın çok olup olmadığını sordu. Çok değildi ama ben endişelenmiştim. Regl günlerim olup olmadığını sordu. En son 15 Ocak ta regl olmuştum. Bazı gebeliklerde regl dönemlerde ufak kanamalar olabileceğini söyledi. Kanama artarsa aramamı ve hemen muayenehanesine gitmemi istedi.

İki gündür bebeğimin hareketlerini hissetmeye başlamıştım. Uzandığımda sağıma ya da soluma döndüğümde içimde bir şeylerin kıpırdadığını hissediyordum. Bir kelebek uçuşu ya da bir kuş kanadının çırpınışı gibi bir histi. O yüzden kanama olunca çok üzüldüm yine. Onu kaybetmek istemiyordum. Eşim hemen beni annemlere geri götürdü, oda annemde rahat olmamı söyleyip duruyorlardı. O sırada yatağa uzanınca kızımın hareketlerini hissettim bir anda. Sanki anneciğim korkma ben çok iyiyim diyordu. Bu sefer sevinçten ağlamaya başladım. Yine üç dört gün kahverengi akıntılar devam etti. Ama ben her gün bebeğimin hareketlerini hissettiğim için rahatladım, bol bol karnımı sevdim, onunla konuştum.

17+3. Günümüzde kendimi iyi hissediyordum. Doktorumda seyahate izin verdiği için annemlerin Sarozdaki yazlığına geldik.

16.hafta

09.05.2013 Bugüne kadar herşey çok yolunda giderken bugün bir kanamam oldu. Tuvaletteyken öyle bir bağırdım ki anneeeee diye annem koşarak geldi. Hemen eşimi aradım, sonra doktorumuzu. Aksi gibi doktorumuz saat 15:30 a kadar muayenehanesinde olmayacağını söyledi. Sabah'ta saat 11:00 sıraları. Doktoruma dedimki ben yakında bir tıp merkezi var oraya gideyim oda olur dedi. Bir taraftan da nasıl ağlıyorum. Eşim, annem ve ben hemen hastaneye koştuk. Vaginal muayene etti doktor kanama derecesine baktı, rahim boyunu ölçtü. Prolutan depot adında bir iğne, bir serum ve 2 adet progestan hap verdi, 2 saate yakın hastanede kaldık. Kanama tekrarlamayınca eve yolladılar. Tabi ben duramadım ertesi sabah hemen kendi doktoruma gittim. Hemen ultrason muayenesini yaptı doktor herşey çok iyi bir problem yok dedi. Gelmişken dörtlü testini de yapalım dedi. Bir de plasenta previa dan şüphelenerek bol su içmemi tamamen sıkıştıktan sonra tekrar ultason muayenesi yapacağını söyledi. Onu da yaptı ama böyle bir şey de olmadığını söyledi. Bebeğim 15cm ve 160 gr ağırlığındaymış. Çok şükür rahatlamış bir şekilde eve geldik.

Ama bir gece önce hiç uyumadım her dakika tuvalete gittim. Belimde, karnımda ağrılar vardı. Bir kaç gün kahverengi kurumuş kanlar gelmeye devam etti. Benim ömrümde geri gitti desem yeridir. Allahıma çok şükür kızım iyiydi.

Annemin bebişime yaptıkları (3)



Bebeğimin alt değiştirme şiltesi.


İkinci nevresim takımı.

5 Mayıs 2013 Pazar

İlk sekiz hafta

Bugün 18 Mart 2013 itibariyle canım bebeğime hatıra kalacağını düşündüğüm bu bloğu yazmaya başlıyorum. Aslında 8 hafta 2. Günün içindeyim daha önce yazmayı düşünüyordum ama cesaret edemedim. Bebeğime bir şey olursa üzüleceğimi düşündüm ama bugün bir cesaretle yazmaya başladım.

Bizim bebek hasretimiz 8 yıl olmuşken kendiliğinden geldi bebeğim, ailede kimse inanamadı. 2011 yılında bir tüp bebek denememiz bile olmuş ama tutmamıştı. Bunda işimden ayrılmamın çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum tabii herşeyi yüce Rabbim biliyor. Ama işim çok stresliydi tam bir manyakla çalışıyordum desem abartmış olmam. İşimden ayrıldım 10 gün sonra hamile kalmışım. Allahıma şükürler olsun Allahım inşallah sağlıkla kucağımıza almamızı da nasip eder.

Şimdi gelelim bu iki ay nasıl geçti:

Ben 15 gün sonra belirtileri hissetmeye başlamıştım ama yormadım tabiki. Bir kaç gün süren kahverengi noktalar şeklinde kanamalarım oldu, kafam sepet gibiydi, sürekli uyuyordum, bir halsizlik vardıki üzerimde evden çıkamıyordum. Sonra biraz biraz acaba olabilir mi demeye başladım ama annem biraz daha zaman geçmesini hemen test yapmamamı istedi. Haklıydı o güne o kadar o kadar çok test yapmıştım ki sonu hüsran olan. Son reglim 15 Ocaktı ben idrar testi için 13 Şubat'a kadar bekledim ve saat sabahın 5:30 unda kalkıp testi yaptım ve gözlerime inanamadım. 8 yıldır bir kez bile o çift çizgiyi görmemiştim. O an hissettiklerimi sözle anlatmak imkansız tarifsiz bir mutluluk. Sonra başladım hem ağlıyorum hem çığlık atıyorum hem eşime bağırıyorum. O da o saatte hala yatmamıştı koşa koşa yanıma geldi sarıldık ikimizde şaşkındık. Sonra saat 6:00 ya kadar bekledim ve daha fazla dayanamayıp annemi aradım ve tabi uykusundan kaldırdım. Kayınvalidemi saat 11:00 gibi arayıp haber verdik o zaten şüphelendiğimi bir kaç gün öncesinde ki telefon konuşmamızdan biliyordu ve çok heyecanlanmıştı bu sefer içime doğuyor olacak demişti. O yüzden benim aradığımı görünce heyecanlanmıştı ve müjdemi diye açtı telefonu evet deyince başladı ağlamaya.

Doktora gitmek içinse 5 haftanın dolmasını bekledik ve Dr. Ferhat Uysal ile yolculuğumuza başladık ve çok memnunuz. Benim pıhtılaşma problemim olduğu ve sürekli kan sulandırıcı iğne kullandığım için riskli gebelik olacağını düşündük ve Ferhat Bey' in bu konuda uzman olduğunu kuzenim ve eşinden öğrendik onlar da bizim gibi uzun yıllardır bebek özlemi içindeydiler ve bir çok badireden sonra 2012 14 Ekim'inde bebeklerini kucaklarına aldılar.

Şimdi gelelim neler yaşadığıma yaklaşık iki haftadır bulantılarım var ama yemek yedikten sonra oluyor benimki. Yemeğin son yudumunu yutup yatağa gitmezsem istifra edecek kıvama geliyorum. Bu yüzden iki aydır salonda ki kanepede yatar vaziyetteyim. Bir de sabahları müthiş acıkmış uyanıyorum herşeyi yiyebilecek gibi hissediyorum kendimi. Tabii kendim asla yemek hazırlıyamıyor ve mutfağa giremiyorum her türlü koku öğürmem için yetiyor. Bu yüzden annem ve eşim dönüşümlü olarak benle ilgileniyorlar sağolsunlar haklarını nasıl ödeyeceğim bilemiyorum. Herhalde bebeğimi kucaklarına aldıkları zaman hepsine değecek.

Bunlardan başka bir de duygusal değişimler var. Bazen ağlıyorum sebepsiz bazen gülüyorum. Bir de bazen çok endişeleniyorum bir şey olacak onu kaybedeceğim diye. İnşallah böyle bir şey olmaz. Doktor günlerini iple çekiyorum kalp sesini duyunca müthiş rahatlıyorum duygulanıyorum. Bir de şu yeni çıkan Toyota Auris reklamına eşimde ben de bitiyoruz. Reklam ilk oynamaya başladığında içimiz cız etmişti. Meğer o zaman bile hamileymişim.

Bugünlük bu kadar yeter sanırım tekrar devam etmek üzere.

Annemin bebişime yaptıkları (2)




Zeynep kızımın kuzulu battaniyesi. Üzerini anneannesi tamamen Brezilya nakışı ve diğer nakış teknikleri ile işledi.





















Bu da kuzuların yakından görünüşü.

Bebeğimin cinsiyeti belli oldu

Dün heyecanla doktorumuza gittik. 10-15 dakikalık bir muayeneden sonra kızımız olacağını öğrendik. Daha önce içimize doğmuş gibi kızımız olursa diye ismini Zeynep düşünmüştük. Fakat hiç erkek ismi seçememiştik. Şimdilik Zeynep adında kararlıyız. Zeynep "Değerli taşlar, mücevherler" anlamında ki Arapça kökenli bir kelimeymiş. Aynı zamanda Peygamber efendimizin eşinin ve kızının da adlarıymış. Diğer bir anlamı ise "Babasının süsü, kıymetlisi" demekmiş. TV de seyrettiğim bir isim analistine göre Zeynep ismindekiler akademik anlamda ve hayatta başarılı oluyorlarmış. Bu yüzden biz bu ismi kanıksadık şimdilik.


Ben aslında iki isim istiyorum. Kız olursa Zeynep Özüm istiyorum ama 
eşim istemiyor belki Zeynep Ece' de olabilir bakalım. Yarından sonra bu konu hakkında epey kafa 
yoracağız sanırım.


İkili test sonucumu da öğrendik. Down sendromu riski 1/6300 , sadece yaşa bakılırsa 1/188 miş. Doktorumuz 6300 bebekten sadece birinin down sendromlu olarak doğacağını söyledi. Buna rağmen üç hafta sonra dörtlü test yapmaya da karar verdik. İçim rahat etsin istiyorum. Tabi tüm bu testler %100 sağlıklı bir bebek olacağını garanti etmiyor. Sadece riskin tespiti için ve risk yüksekse amniyon sıvısı alınarak bebeğin down sendromlu olup olmadığına %100 karar veriliyor. Bunun sonucunda ülkemizde yasal olarak ve tıbben hamileliği sonlandırma şansı var ailelerin. Ancak Allah korusun ben böyle bir şey düşünmüyorum. Allah'a sığınıp sağlıklı bir bebek vermesi için dua ediyorum. Allah kimseyi de bizi de evlatlarımızla sınamasın dilerim.

23 Nisan 2013 Salı

14.haftamız bitti


Bugün 14+1.günümüzdeyiz. Yarın cinsiyetini öğrenmeye gideceğiz,
bu yüzden çok heyecanlıyım. Her ne kadar sağlıklı olması yeter 
diyorsak da merak ediyoruz. İki gündür  yemek üzerine yaşadığım 
bulantılar bitti çok şükür. İştahım da açıldı. Bir de erik aşeriyorum. 
Günde dört posta erik yiyiyorum. Bakalım "ye ekşiyi al Ayşe' 
yi ye tatlıyı al Hakkı'yı" mı olacak. Çok şükür rahat bir hamilelik 
geçiriyorum. İnşallah sonuna kadar böyle olur. Bir ay sonra yazlığa 
gitmeyi planlıyoruz. Orada daha sağlıklı beslenip, bol oksijen alıp,
denize girebilirim. Sadece doktorumdan uzak kalacağım için
endişeliyim. 

Annelik duygusu o kadar farklı bir duyguymuş ki anlatılamaz. Allah 
inş. iyi bir anne olmamı nasip eder. Bu duyguyu düşünmek bile 
gözlerimi yaşartıyor. Sürekli sulu göz dolaşıyorum. 37 yaşında ilk defa 
hamile kalmış olmamda belki fazla duygusal olmama bir neden.
Tüm arkadaslarımın çocukları olup bizim olmayınca çocuklardan 
kendimi uzak tutmaya, çocuğum olmayacağını kabul etmeye çalışıyordum. 

Sonra bir gün hiç aklımda yokken hamile olduğumu öğrendim. Şimdi 
benim için varsa yoksa bebeğim, o iyi olsun da ben kötü olmaya 
razıyım modundayım. Allah herkese çocukları ile mutlu, sağlıklı 
ve uzun ömürler yaşamayı nasip etsin inşallah.

Dün babamızda birlikte akşamüstü ilk yürüyüşümüzü yaptık, hava da
çok güzeldi. Bundan sonra her gün yürümek istiyorum bakalım  
başarabilecekmiyim.





18 Nisan 2013 Perşembe

Annemin bebişime yaptıkları (1)






Bebişimin nevresim takımı. Bordür üzerindekileri annem etamin üzerine tek tek işledi ve kumaş üzerine dikti. Bu hayvancıklardan başka deniz hayvanlarını da işleyerek yatağı için yan koruma yaptı. Bütün odasına perdesi, kirli torbası, abajur ve tavan lambası dahil bu konsepti uygulayacağız. Oda konsepti bana yapması anneme ait oldu. Henüz ütüsü yapılmadan buraya koydum, ütüsününü yapınca fotoğrafları değiştireceğim.  Bittikçe diğerlerini de yayınlayacağım.

Son okuduklarım

Elişi yapamıyorum henüz ama en azından bol bol kitap okuyorum.  Küçük Mucizeler Dükkanı'ndan sonra Bir Yumak Mutluluğu okudum. En az ilki kadar güzel.




Şu anda Yaşar Kemal'in Bir Ada Hikayesi adlı dört ciltten oluşan serisinin sonuncu kitabını okuyorum. İlk üç cildini de geçtiğimiz bir ay içinde bitirdim. Çok güzel bir seri, okurken Çanakkale savaşını Allahuekber dağlarında donan şehitlerimizi ve kurtuluş mücadelesinde, mübadele de insanların fedakarlıklarını, zorluklarını, kaybettiklerinin acısını birebir yaşamış gibi hissediyorsunuz. Bazı geceler rüyama bile giriyor. Aslında hamilelikte değil normal zamanlarda okumak belki daha iyi olurdu. Ama ben işten ayrılmaya karar verdiğimde ilk okuyacağım kitaplar arasına bunları da koymuştum, o yüzden de okuyorum.

İkili test sonucu

Bugün doktorumuzun muayananesinden aradılar. İkili test ve diğer yapılan tahlillerin sonuçlarının çok iyi olduğunu bildirdiler. O kadar sevindim ki ikili test risk değerini sormayı unuttum. Haftaya Perşembe günü Allah'ın izniyle cinsiyetini öğrenmeye gittiğimizde sonuçları yazılı da isteyeceğim, burada da yayınlayacağım.

İki gece önce rüyamda çok şeker bir erkek çocuk gördüm, Çin takvimine göre de cinsiyeti erkek çıktı. Bakalım hayırlısı. İnşallah vatana, millete, ailesine hayırlı bir evlat olsunda, bir de sağlıklı sıhhatli olsun, kız erkek farketmez.

Bu arada yemek üstü bulantılarım hala devam ediyor. Bugün 13+2.ci günümüz olmasına rağmen uyku halimde devam ediyor. Gün içinde kestiremezsem akşam en geç 11'de uyuyorum. Sabaha karşıda 2 ile 5 arası mutlaka tuvalete kalkıyorum ve çok acıkmış oluyorum. Çeyrek paket gibi çubuk krakerimi yiyip, biraz kitap okuyup tekrar uyuyorum. Sabah 7:30 da ayaktayım. Annem ve babam kahvaltıyı hazırlamış oluyorlar, hemen yiyoruz. Daha henüz elişi falan yapamıyorum, annem kızıyor. Biraz toparla kendini birşeylerde meşgul ol diyor. İnşallah bebişime birşeylerde yapmaya başlarım yakında.

İnternette çok güzel el yapımı oyuncaklar görüyorum, keçeden hayvancıklar, küpler, amigurumi bebekler.  Bebeklerin hayal güçlerini geliştirmeleri için bu tür oyuncaklar çok yararlıymış. İnşallah bende böyle birşeyler yapmaya çalışacağım.


12 Nisan 2013 Cuma

İkili test

Bugün 12+4 içindeyiz.

11.04.2013 Perşembe günü ikili testimizi ve bir sürü de başka tahlil yaptırdık. 10 içinde ikili test sonucu belli oluyormuş. Ancak ense kalınlığı ölçümüz 0,93 çıktı. Doktorumun dediğine göre bu ölçümün 2' nin altında olması istenirmiş. Bir de burun kemiğine baktı doktor, çok şükür oda oluşmuştu. Şimdi down sendromu olma ihtimalinin ne kadar olacağını gösterecek, bilgisayar programına tüm verilerin ve kan testi sonuçlarının girilmesi ile bulunacak olan oran için on gün bekleyeceğiz.

İçim çok rahat, Allah'ın izniyle bunu da hayırlısıyla atlatacağız. İki hafta sonra 25.04.2013 tarihinde cinsiyetini de öğreneceğiz inşallah.

Bugün Erhan kuzenimin 6 aylık kızı Özgü için yapılacak olan 6 ay kınasına gideceğiz. Bu bir çok yerde adetmiş ama ben ilk defa duydum ve ilk defa katılacağım böyle bir kınaya. Sanırım çok eğlenceli olacak. Annemle birlikle şeker hamuru ile süslenmiş kurabiyeler hazırladık ve kızımıza birer elbise aldık. Umarım beğenirler.

9 Nisan 2013 Salı

12.hafta


Bugün 13. Haftanın birinci günündeyiz. 12. Hafta bol uyku, sık sık yemek yemekle geçti. Ayrıca her yemek sonrası bulantılarım devam etmekte. Ama çok şükür başka sıkıntılarım olmadı.

Yarın ikili test yaptıracağız. Çok heyecanlıyım. İnşallah herşey iyi gider, bebeğim sağlıklıdır. Sanırım tüm anne adayları hamilelik dönemini kaygılarla geçiriyordur. Hele benim gibi yaşda 37 ve üstü ise. Allah herkese sağlıklı, akıllı bebekler nasip etsin inşallah.

Bu arada her ne kadar cinsiyet bizim için önemli olmasa da merak ediyoruz. Aile de herkes tahminler de bulunuyor. Babam ve kayınvalidem erkek diyor, görümcem ve eşimin kuzeni kız diyor, görümcemin 8 yaşındaki oğlu erkek diyor, annem, eşim ve ben de henüz bir tahmin yok. Hayırlı evlat olsun kız erkek benim için farketmez, o yüzden de tahmin üzerine çok düşünmüyorum.

Yarını hayırlısıyla bir atlatalım yazmaya devam edeceğim.

20 Mart 2013 Çarşamba

Son Günlerde Okuduklarım




Şu anda Suna Paktuna Keskin' in "Bebeğimi Beklerken" kitabını okuyorum. Gerçekten faydalı bir yayın. Bebeğin ilk anından doğuma kadar tüm süreçleri bilimsel yazılarla ve fotoğraflarla anlatıyor. Okudukça büyük bir mucizeyi yaşadığınızı bir kez daha hissediyorsunuz.


Diğer son okuduğum kitaplardan biri "Küçük Mucizeler Dükkanı". İnsanın içini ısıtan, yaşam enerjisi veren ve etrafınızda sizden başka yaşamlarında var olduğunu size hatırlatan bir kitap. İletişimin, komşuluk ve arkadaşlıkların sanal ortamlarda yaşandığı şu günlerde bu dünyadan sıyrılıp gerçek dünyaya dönme isteği uyandırıyor insanda. Hemen bir parka gidip birileriyle konuşup arkadaş olmak, onun dertlerini dinleyip kendi dertlerinin önemsizliğini anlayasın geliyor. Eski günlerdeki gibi bir fincan kahve ile yapılan sohbetleri özlediğini anlıyorsun. Ben çok sevdim ikinci kitabı olan "Bir Yumak Mutluluk" uda aldım okumaya başlayacağım.

10.uncu hafta

Bugün bebişim 9+2 haftalık oldu. Bulantılarım daha da artmış durumda. Yemeği yer yemez yatıyorum yoksa öğürmeler başlıyor. Zor yemek yiyorum, her kokudan tiksiniyorum. Umarım 12. Haftadan sonra bu bulantılar sona erer ve yataktan çıkabilirim. Artık yürüyüş yapmak istiyorum ama henüz bir kez yapabildim o da ilk haftalardaydı. Yine de Allah'a şükürler olsun bebeğim benimle kalsın ve büyüsün. Ben herşeye katlanmaya razıyım.

Bu arada anneannemiz hazırlıklara başladı bile.  Bir işlenmiş battaniyemiz, bir nevresimimiz ve çocuk odası için Eminönü'nden alıp pullarla süslediği hayvancıklarımız hazır. Bugün de yeni bir nevresim takımı için etamin üzerine hayvan figürleri işlemeye başladı. Ben de bir hırka başladım ama bulantıdan elime alamıyorum maalesef. Resimlerini de çekip yayınlamak istiyorum en kısa zamanda.

Bebek odası için hayvan figürlü bir konsept düşünüyorum. Abajurundan avizesine kadar annemle birlikte tasarlıyoruz. İnşallah Allah nasip eder sağlıkla kucağıma alabilirim, her şeyi onun rahatı ve gelişimi için düşünüyorum şimdiden.

Çok heyecanlıyım 7 ay nasıl geçecek nasıl sabredeceğim diye düşünüyorum çoğu zaman. Bir an önce kucağıma alıp koklamak istiyorum. Herhalde tüm anne adayları böyle düşünüyordur. Bir de iyi bir anne olabilecekmiyim korkusu var. İnşallah hayırlı evlat yetiştirecek anneler olabiliriz.